Blog

Business

Bankacılıkta Gözle Görülen Dijitalleşme


İletişimde en zor işlerden biri de soyut kavramları ve sonuçlarını anlatmaktır. Şahsen soyut kavramları anlamak için somut örnekleri kullanmayı tercih etmişimdir. Görselleştirmeden soyut bir kavramı anlamam pek mümkün olmuyor. Bunu yapabilen arkadaşlarıma da hayranlıkla bakmışımdır. Genelde analizler geçmiş olaylar üzerine yapılır ve her farklı davranış biçimlerinin farklı sonuçlar doğuracağı tüm ihtimalleriyle tartışılır. Ancak gelecekteki ihtimalleri düşünmek ve tartışmak pek geleneğimiz değildi. Genelde dünde ve bugünde yaşardık. Başta sevgili Ufuk Tarhan olmak üzere Türkiye'de gelecek konusuna emek harcayan insanlar sayesinde artık geleceği de düşünür olduk.

Gelecek tahminleri hep ütopik ve bizim değil de çocuklarımızın karşılaşacağı bir olgu olarak değerlendirilir genelde. Ancak artık gelecek burnumuzun dibinde. Neden mi? Geçmişte kehaneti yapılan dijitalleşme insanların işini kaybetmesine yol açacak iddiası gözümüzün önünde gerçekleşiyor. Hep soyut bir kavram olarak anlatılagelen dijitalleşme bankacılık sektöründe ete kemiğe büründü. Aşağıdaki grafik Türkiyedeki bankaların şube ve çalışan sayılarını gösteriyor.

blog-details

2018 yılı itibariyle şube ve çalışan sayısı 7 yıl öncesine yani 2011 yılı rakamlarına gerilemiş durumda. 2008 yılından itibaren artan rakamlar ilk defa 2014 yılında yavaşlamaya başlıyor 2015 yılından itibaren düzenli olarak düşmeye başlıyor.

2015 yılından bugüne kadar 1731 şube kapanmış ve bankacılık sektöründe yaratılan istihdam 24.409 kişi azalmış. Aynı dönemde banka bilançoları büyümeye devam ediyor. Demek ki bankalar daha az insan kaynağı ile üretim seviyesini yukarıda tutmaya devam ediyor..

Artık bu olguyla başetmek için çok daha fazla çalışmamış lazım. Peki dijitalleşme kötü bir şey mi ki? İşsiz kalanlar için evet kötü bir durum ve bu durumun acilen makro ölçekte değerlendirilmesi ve çözüm üretilmesi gerekiyor. Çünkü giderek büyüyen dijitalleşme rüzgarının bir çok başka alanda da işsizliği artıracağını görmek için kahin olmaya gerek yok.